Kendime Yeni Ay’da mektuplar

Ucunu gördüğümü sandığım bir yere yürüyorum. Adımlar zorlaştıkça, yaklaştım sanıyorum, halbuki her seferinde varacağımı sandığım yerin şekli, ismi, rengi, kokusu değişiyor. Sonuç yine aynı, yarın ne olacağını bilemiyorum. Belirsizliğin içinde kararlı olabilmek buymuş demek. Tıpkı ayın değiştirdiği şekil gibi, her şey an be an, gün be gün değişiyor. Anlıyorum. Yeni ayda.

Ben ayın hallerine göre hareket etmeyi çok seviyorum. Yeni aylar, tıpkı bugün gibi güzel başlagıçların destekleyicisi. Yogada da ayın halleri var. Mesela yarım ay. Yani Ardha Chandrasana duruşu.

Yok, yok hazırım. Yok, elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Eminim canım. Neden emin olmayayım. Ne oluyorsa, benim dışımda oluyor. Ben tam performans buradayım.

Hayır, değilsin.

Image
Ardha Chandrasana. Dengede kalmakta zorlandığım, yarım ay olmayı uzun süre başarmadığım bir duruştu. İlk yoga yapmaya başladığımda, ‘zor bir duruş daha vakti var’ diyordum. Kendimi zora sokmuyordum. Sonra çabalamalar istediğim gibi sonuç vermeyince, ‘neden yapamıyorum’ diye kendime sevimsiz yaklaştığım bir hal. Biraz sonra, sol ayakta bir rahatsızlık yaşayınca, aradığım bahaneyi bulmak, ‘nasıl olsa zor sol ayağım dinlenmeli’ diyerek Yarım Ay’dan ilk uçakla uzaklaşmak. Sağ ayak da  bundan nasibini aldı elbette.

Sağ ve sol yanımız, bizim iki yarımız. Bir tarafımız daha güçlü, bir tarafımız daha esnek. Bir burun deliğimiz daha tıkalı, beynimizin bir yanı daha aktif. Bu sağ ve solları eşit çalıştırmak o kadar önemli ki. Sağ ve solun farkına varmak, oralarla yüzleşmek hem güzel hem de bir o kadar şaşırtıcı.

Sonra Yin Yoga eğitiminde, muhteşem Sarah Powers bu duruşu çalıştırırken (yang akışları işlerken), Ardha Chandrasana’da arka bacağın aktifliğine dikkat çekmişti. Bunu daha önce çok hocam söyledi, ama orada herhalde altını kalemle iyice çizebildim arka bacak aktifliğinin. Ama yine de her seferinde kendimi içinde tam hissedemediğim bir duruş oluyordu.

Kendi pratiğin hiçbir şeye benzemiyor. Dünyanın en en eniyle çalış, nafile güzelim. Sen kendin, kendinle, kendi matında, kendi sessizliğinde de çalışacaksın. Ah ah… Evet. Ve Ardha Chandrasana’yı bu kadar süredir neden yapamadığımı anladım. Yapmaya başlayınca anladım.

Hocaların beden merkezinin neresi olduğunu anlattığı o nokta, artık içte şüphesiz hissedilmeye başlanınca, olayın rengi parlamaya başlıyor. Ben yarım ay duruşunu istediğim rahatlıkta yapamıyordum, çünkü yarım ay duruşu çok rahat bir duruş değildi. Dört dörtlük bir yayılma gerekiyordu bedenin tam merkezinden dört bir yana. Son derece aktif, bedenin arkası kadar önünün de uzamaya devam ettiği, bir bacak yere kök salarken elinin de onla paralel yere yerleştiği, kolunun da gökyüzüyle köklendiği, kendini asla hiçbir noktadan serbest bırakmaman gereken, her yöne akışın gerçekleştiği bir duruş. Sanki bir çemberin içine yerleşmişim, her noktadan temastayım. En ufak bir noktamı serbest bırakma, kolumu yumuşatma, omurgamın uzamasını yarıda kesme, anında dengemi alt üst ediyor. Yarım ay halini aldığında ise, içinde bir tamlık. Bende öyle oluyor en azından.

Bazen tam efor gerekir. Hayat senden bunu ister. İster sağlarsın, ister rahatı seçersin, dengeden şaşarsın. Seçim senin. Efor, senin.
Efor, keyifle de olabilir. Oluyor da…
Sevgiler.
PS: Bu aralar nerede ders veriyorsun sorusu çok sık geliyor. Özel ders vermeye devam ediyorum. Her zaman mail adresimden iletişime geçebilirsiniz.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s